İçeriğe geç
Sözcükte Anlam

Son güncelleme: 2026-11-01 20:49:34

Anlam Aktarmaları

Yazar hakkında

2021 yılında Akdeniz Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türkçe Öğretmenliği bölümünden mezun oldum. Mezuniyetimin ardından mesleğimi büyük bir tutkuyla icra etmeye devam ediyor; şu an Şanlıurfa'da Türkçe öğretmeni olarak görev yapmaktayım.

Profili görüntüle

Anlam aktarması, bir sözcüğün ilişkili veya benzer başka bir varlığı, kavramı ya da özelliği karşılamak için kullanılmasıdır. Ad aktarmasında benzetme amacı bulunmaz; deyim aktarmasında ise benzerlikten yararlanılır. Somutlama ve soyutlama, kavramların anlatılışında görülen başka anlam olaylarıdır.

Bir bakışta

·        Ad aktarması: Benzetmeden, ilişkili bir adla anlatma; “sınıf” sözüyle öğrencileri kastetme.

·        Deyim aktarması: Benzerliğe dayanır; insandan doğaya, doğadan insana veya duyular arasında kurulabilir.

·        Somutlama: Soyutu somut özelliklerle anlatır. Soyutlama: Somut bir sözcük soyut kavramı karşılar.

1. Ad aktarması

Ad aktarması, bir varlığı benzetme yapmadan onunla ilişkili başka bir adla anlatmaktır. Mecazımürsel adıyla da bilinir. “Bütün sınıf alkışladı.” cümlesinde sınıf, ders yapılan odayı değil öğrencileri karşılar. Mekân ile içindeki insanlar arasında ilişki vardır; oda öğrenciye benzetilmemiştir.

“Bu akşam Orhan Veli okuyacağım.” cümlesinde sanatçının adıyla şiirleri anlatılır. “Bir tabak daha yedi.” sözünde yenilen tabak değil, içindeki yemektir. “Salonda tanıdık yüzler vardı.” sözündeki yüzler de kişileri karşılar. Bunlar sırasıyla sanatçı–eser, kap–içindekiler ve parça–bütün ilişkilerine dayanır.

“Ankara yeni bir karar açıkladı.” cümlesindeki Ankara, sözün geçtiği duruma göre devlet yetkililerini veya ilgili kurumu karşılayabilir. Şehir adının her kullanımı ad aktarması değildir: “Ankara'ya otobüsle gittik.” cümlesinde gerçekten şehir anlatılır.

Açıklamalı örnekler

·        Son kararı okul açıkladı. → Bina değil okul yönetimi kastedilir; yer–yönetim ilişkisi vardır.

·        Akşam iki kase içti. → Kase değil içindeki çorba içilir; kap–içindekiler ilişkisi vardır.

·        Eve bir ekmek getirmek için çalışıyor. → Ekmek, geçimi sağlayan yiyecek veya kazancı temsil eder.

·        Bütün salon ayağa kalktı. → Salonun içindeki insanlar kastedilir.

Dikkat: “Sınıfı temizledik.” cümlesindeki sınıf gerçekten mekânı anlatır. Aynı sözcüğü görmek yerine, cümlede hangi varlığın kastedildiği belirlenir.

2. Deyim aktarması

Deyim aktarmasında bir varlığın veya kavramın özelliği, benzerlik kurularak başka bir varlığa ya da kavrama taşınır. Adındaki “deyim” sözcüğü, her örneğin kalıplaşmış bir deyim olmak zorunda olduğu anlamına gelmez.

2.1. İnsandan doğaya aktarma

“Yorgun ağaçlar rüzgârda dinleniyordu.” cümlesinde yorgunluk ve dinlenme ağaçlara verilmiştir. İnsana özgü bir tutum veya davranış insan dışındaki varlığa yüklendiğinde kişileştirme de oluşabilir. “Dağın eteği” gibi yerleşmiş kullanımlarda ise giysinin alt bölümüyle dağın alt bölümü arasında biçim ve konum ilişkisi kurulur. Etek bir organ adı değildir.

Açıklamalı örnekler

·        Deniz öfkeyle bağırıyordu. → Öfke ve bilinçli bağırma, denize insan özelliği kazandırır.

·        Çiçekler sabaha gülümsedi. → Gülümseme insan davranışı olarak çiçeklere aktarılmıştır.

2.2. Doğadan insana ve doğadan doğaya aktarma

“Öfkesini tutamadı, yine esti gürledi.” sözünde doğa olaylarını anlatan eylemler insanın sert tepkisine aktarılır. “Gökten pamuklar düşüyordu.” sözünde ise kar taneleri, yumuşaklığı ve beyazlığı yönünden pamuğa benzetilmiştir. İlkinde doğadan insana, ikincisinde doğadaki bir varlıktan başka bir varlığa aktarma vardır.

Açıklamalı örnekler

·        Rakibine kükredi. → Hayvan sesi, kişinin sert çıkışını anlatır; doğadan insana aktarmadır.

·        Çocuklar bahçede cıvıldıyordu. → Kuş sesi insan sesine aktarılmıştır.

·        Gökyüzündeki ateş topu yavaşça yükseldi. → Güneş ateş topuna benzetilir; doğadan doğaya aktarmadır.

2.3. Duyular arası aktarma

Duyular arası aktarmada bir duyuyla ilgili özellik başka bir duyunun algıladığı şeyi anlatır. “Tatlı ses” sözünde tatmayla ilgili tatlı sözcüğü, işitilen sese aktarılır. “Yumuşak bir sesle konuştu.” cümlesinde dokunma duyusuyla ilgili yumuşaklık, işitme alanına taşınır.

Her mecazlı niteleme duyular arası aktarma değildir. “Acı haber” ifadesinde acı, üzücü anlamındadır; haber tat veya başka bir duyu nesnesi olarak nitelenmez. Ayrımı açıkça göstermek için “tatlı ses” gibi iki duyunun da belirlenebildiği örnekler kullanmak daha uygundur.

Açıklamalı örnekler

·        Kadife sesli şarkıcı sahneye çıktı. → Dokunmayla algılanan yumuşaklık işitmeye aktarılır.

·        Keskin bir koku yayıldı. → Kesme ve dokunmayla ilişkilendirilen keskinlik, kokunun güçlü etkisini anlatır.

3. Somutlama

Somutlama, soyut bir kavramı somut bir varlığın özelliklerinden yararlanarak anlatmaktır. “Korku, omzuma çöktü.” cümlesinde korku, ağırlığı bulunan bir nesne gibi düşünülür. “Düşüncelerini bir düzene koydu.” sözünde düşünceler, düzenlenebilen nesneler gibi anlatılır. Bu kullanımlar soyut kavramı zihinde daha görünür hâle getirir.

Açıklamalı örnekler

·        Umutları filizlendi. → Umut, büyüyen bir bitki gibi anlatılır.

·        Öfkesi içinde birikti. → Öfke, bir kapta biriken madde gibi düşünülür.

4. Soyutlama

Soyutlama, somut anlamlı bir sözcüğün soyut bir kavramı karşılayacak biçimde kullanılmasıdır. “Bu işi yapmak yürek ister.” cümlesinde yürek organı değil cesareti anlatır. “Sorunu çözmek için yeni bir yol bulduk.” sözündeki yol da üzerinde yürünülen yer değil, yöntemdir.

Somutlama ile soyutlama ters yönden kurulabilir. “Korku omzuma çöktü.” sözünde soyut duygu somut bir yük gibi anlatılır. “Yürek ister.” sözünde ise somut organ adı soyut cesareti karşılar. Somut–soyut sözcük ayrımıyla anlatımda yapılan bu aktarmalar birbirine karıştırılmamalıdır.

Açıklamalı örnekler

·        Bu işte onun da parmağı var. → Parmak, işe karışma veya etkide bulunmayı karşılar.

·        İki arkadaş arasında sağlam bir bağ vardı. → Bağ, somut ip veya düğüm değil yakınlık ve ilişki anlamındadır.

5. Anlam aktarmalarının kesiştiği durumlar

Bir örnek farklı inceleme başlıklarında açıklanabilir. “Dağın eteği” yerleşmiş bir yan anlamı gösterirken aynı zamanda anlamın benzerlik yoluyla nasıl genişlediğini düşündürür. Hangi adın kullanılacağı, sözcüğün bugünkü anlamının mı yoksa anlamın oluşum yolunun mu incelendiğine bağlıdır. Ad aktarmasıyla deyim aktarmasının temel ayrımında ise benzetme amacı bulunup bulunmadığı aranır.

Ad aktarması ve benzerliğe dayalı anlam olayları

Örnek

Tür veya özellik

Açıklama

Bütün sınıf alkışladı.

Ad aktarması

Sınıf sözüyle öğrenciler anlatılır; benzetme yoktur.

Orhan Veli okuyorum.

Ad aktarması

Sanatçı adı, eserlerini karşılar.

Tatlı bir ses duyuldu.

Duyular arası aktarma

Tatma duyusuyla ilgili özellik işitmeye aktarılır.

Korku omzuma çöktü.

Somutlama

Soyut duygu fiziksel yük gibi anlatılır.

Bu işi yapmak yürek ister.

Soyutlama

Somut organ adı cesaret anlamı kazanır.

 

Başvuru kaynakları

Türk Dil Kurumu, Güncel Türkçe Sözlük ve Yazım Kılavuzu; Millî Eğitim Bakanlığı, Türk dili ve edebiyatı ders materyalleri.

Bu konuyla çalışmaya devam et

Konu merkezine git →