İsim Soylu Sözcükler
Hata bildir

Bu notta neler var?
İsim, sıfat, zamir ve zarf; cümlede farklı görevler üstlenen sözcük türleridir. İsim bir varlığı veya kavramı adlandırır; sıfat bir ismi niteler ya da belirtir; zamir ismin yerini tutar; zarf fiili, fiilimsiyi, sıfatı veya başka bir zarfı etkiler.
Bir bakışta
- İsim adlandırır; sıfat ismi niteler veya belirtir.
- Zamir ismin yerini tutar; zarf fiil, fiilimsi, sıfat veya başka zarfı etkiler.
- Aynı sözcük farklı türlerde kullanılabilir: “güzel yazı” sıfat, “güzel yazdı” zarf.
Sözcük türü yalnız sözcüğün kendisinden anlaşılmaz. “Hızlı araba” sözünde hızlı, araba adını niteleyen sıfattır. “Hızlı yürüdü.” cümlesinde ise yürümenin nasıl yapıldığını belirten zarftır. Sözcüğün hangi sözcükle ilişki kurduğu incelenir.
1. İsimler veya adlar
İsimler varlıkların, kavramların, duyguların ve durumların adıdır. “Çocuk bahçede oynuyor.” cümlesinde çocuk bir varlığı, bahçe bir yeri adlandırır. “Sevinç” bir duygunun, “özgürlük” bir kavramın adıdır.
1.1. Özel ve cins isimler
Özel isim, belirli ve tek bir varlığı kendi adıyla karşılar: “Ankara”, “Ayşe”, “Türkiye”. Cins isim, aynı türden varlıkların ortak adıdır: “şehir”, “öğrenci”, “ülke”. “Ankara bir şehirdir.” cümlesinde iki ad farklı ölçütlerle kullanılmıştır.
Açıklamalı örnekler
- Deniz bugün gelmedi. → Bir kişinin adıysa özel isimdir.
- Deniz bugün dalgalı. → Su kütlesinin ortak adıysa cins isimdir. Büyük harfin cümle başında bulunması tek başına özel isim kanıtı değildir.
- Türkiye, Ankara, Türkçe → Ülke, şehir ve dil adı olarak özel isimdir.
1.2. Somut ve soyut isimler
Somut isimler duyu organlarıyla algılanabilen varlıkları karşılar: “masa”, “ses”, “koku”. Bir varlığın gözle görülmemesi tek başına soyut olduğunu göstermez; ses işitilir, koku koklama yoluyla algılanır. “Cesaret”, “özlem” ve “adalet” ise soyut isimlerdir.
1.3. Tekil çoğul ve topluluk isimleri
“Öğrenci” tekil, “öğrenciler” çoğul isimdir. “Ordu”, “sürü” ve “orman” ise tekil biçimleriyle birden çok varlığı bir bütün olarak karşılayan topluluk isimleridir. “Ordular” sözcüğü birden fazla orduyu, yani birden fazla topluluğu belirtir.
Bu sınıflandırmalar birbirinin yerine geçmez. “Orman” cins, somut ve topluluk ismidir. Bir adın özel-cins ayrımı ile tekil-çoğul ayrımı farklı sorulara cevap verir.
Açıklamalı örnekler
- Ağaç → Tekil; ağaçlar → Çoğul; orman → Topluluk adı.
- Sürü → Bir arada bulunan hayvanları bir bütün olarak karşılar; -ler eki olmadan topluluk bildirir.
- Sürüler → Birden fazla topluluğu anlatır.
1.4. İsim tamlamaları
İsim tamlaması, iki veya daha fazla ismin aitlik ya da ilişki kurarak oluşturduğu gruptur. İlk öge tamlayan, ikinci öge tamlanan adını alır.
İsim tamlaması türleri
| Tür | Örnek | Kuruluş |
|---|---|---|
| Belirtili | çocuğun çantası | Tamlayan ilgi, tamlanan iyelik eki alır. |
| Belirtisiz | okul çantası | Tamlayanda ilgi eki yoktur; tamlananda iyelik eki vardır. |
| Zincirleme | okul çantasının rengi | Bir tamlama başka bir tamlamanın kuruluşuna katılır. |
“Çocuğun mavi çantası” sözünde araya sıfat girmesi belirtili isim tamlamasını bozmaz. “Mavi çanta” ise ismin özelliğini bildiren sıfat tamlamasıdır. “Demir kapı” gibi maddesini belirten yapıların adlandırılması bazı kaynaklarda değişir; kullanılan ders kitabının sınıflandırması dikkate alınır.
2. Sıfatlar veya ön adlar
Sıfatlar, isimlerin önüne gelerek onları niteler veya belirtir. “Mavi çanta” sözünde mavi, çantanın rengini gösteren niteleme sıfatıdır. “Bu çanta” sözünde bu, çantayı işaret eden belirtme sıfatıdır. Sıfatla isim birlikte sıfat tamlaması oluşturur.
2.1. Belirtme sıfatları
- İşaret sıfatı: “şu kalem” sözünde şu, kalemi işaret eder.
- Belgisiz sıfat: “bazı günler” sözünde bazı, günleri kesin sayı vermeden belirtir.
- Sayı sıfatı: “üç kitap” sayı, “üçüncü sıra” sıra, “ikişer elma” paylaştırma, “yarım ekmek” kesir bildirir.
- Soru sıfatı: “hangi kapı”, “kaç öğrenci” sözlerinde isim soru yoluyla belirtilir.
“Üç mavi defter” sözünde üç sayı sıfatı, mavi niteleme sıfatıdır; iki sözcük de defter adına bağlıdır. Buna karşılık “Bu çanta ağır.” cümlesinde ağır, isim soylu yüklemdir; önündeki bir adı niteleyen sıfat göreviyle kullanılmamıştır.
2.2. Sayı sıfatlarının ayrıntıları
Açıklamalı örnekler
- Beş öğrenci geldi. → Asıl sayı sıfatı; varlıkların sayısını belirtir.
- Beşinci öğrenci geldi. → Sıra sayı sıfatı; kaçıncı olduğunu belirtir.
- Öğrencilere beşer kitap verildi. → Üleştirme sayı sıfatı; paylaştırmayı gösterir.
- Yarım ekmek aldı. → Kesir sayı sıfatı; bütünün bir bölümünü belirtir.
Dikkat: Bir sözcüğün sayı bildirmesi, her kullanımda sıfat olduğunu göstermez. “Üç kitap aldım.” sözünde üç sıfat; “Üç, tek sayıdır.” cümlesinde sayı adı olarak kullanılır.
2.3. Adlaşmış sıfat
Niteleme sıfatının belirttiği isim söylenmediğinde sıfat adın görevini üstlenebilir. “Genç insanlar erkenden geldi.” yerine “Gençler erkenden geldi.” denildiğinde gençler, genç insanları karşılayan adlaşmış sıfattır.
“Kırmızı kalemi aldım.” cümlesinde kırmızı sıfattır. “Kırmızıyı aldım.” denildiğinde kalem söylenmemiş, kırmızı sözcüğü onun yerini tutarak adlaşmıştır. Burada yalnız bir sözcüğün yanında isim bulunmaması değil, söylenmeyen varlığın o özellik üzerinden karşılanması önemlidir.
Açıklamalı örnekler
- Yaşlı insanlara yer verdi. → Yaşlı sözcüğü insanları niteler.
- Yaşlılara yer verdi. → İnsanlar adı söylenmemiştir; yaşlılar adlaşmış sıfattır.
- Küçük kutuyu seçti. / Küçüğü seçti. → İkinci kullanımda kutu adının görevini nitelik bildiren sözcük üstlenmiştir.
3. Zamirler veya adıllar
Zamirler, isimlerin yerini tutan sözcüklerdir. “Ayşe geldi. Onu kapıda karşıladım.” cümlelerinde onu sözcüğü Ayşe adının yerine geçer. Zamirler hâl ve çokluk eki alabilir: “ben → beni”, “bu → bunlar”.
- Kişi zamirleri: ben, sen, o, biz, siz, onlar. “O geldi.” cümlesindeki o bir kişinin yerini tutabilir.
- İşaret zamirleri: bu, şu, o. “Bunu masaya koy.” cümlesinde bunu bir varlığı işaret ederek karşılar.
- Belgisiz zamirler: birisi, herkes, bazıları. “Bazıları erken geldi.” cümlesinde kişilerin adları ve sayısı kesin belirtilmez.
- Soru zamirleri: kim, ne, hangisi. “Hangisini aldın?” cümlesinde hangisini bir adın yerini soru yoluyla tutar.
- Dönüşlülük zamiri: kendi. “Bu resmi kendim yaptım.” cümlesinde kendim, işi yapanı pekiştirir.
3.1. Zamir sıfat ve ilgi zamiri ayrımı
“Bu defter benim.” cümlesinde bu, defter adını belirten işaret sıfatıdır. “Bu benim.” cümlesinde ise varlığın adı yerine kullanıldığı için işaret zamiridir. “Bazı öğrenciler” sözünde bazı sıfat; “Bazıları geldi.” cümlesinde bazıları zamirdir.
“Hangi kitabı aldın?” cümlesinde hangi, kitap adını belirten soru sıfatıdır. “Hangisini aldın?” cümlesinde hangisini soru zamiridir. Soru anlamı taşımak, tek başına sözcük türünü belirlemez.
İlgi zamiri -ki, bir tamlamada söylenmeyen adın yerini tutar: “Senin defterin yeni, benimki eski.” cümlesinde benimki, benim defterim demektir. Bitişik yazılan bu -ki, “Biliyorum ki başaracaksın.” cümlesindeki bağlaç ki ile karıştırılmaz.
“Evim” sözcüğündeki -im eki sahiplik bildirir; bu nedenle iyelik eki adıyla öğretilir. Sözcük durumundaki kişi zamiri “ben” ile bu eki aynı şey saymak doğru değildir. Bazı kaynaklarda iyelik ekleri “iyelik zamiri” başlığıyla da ele alınır; kullanılan sınıflandırma dikkate alınır.
Açıklamalı örnekler
- O öğrenci geldi. → O, işaret sıfatıdır.
- O geldi. → Bir kişiyi karşılıyorsa kişi zamiridir.
- O masada duruyor. → Bir nesneyi karşılıyorsa işaret zamiridir.
- Kaç kalem aldın? → Kaç, soru sıfatıdır.
- Hangisini aldın? → Hangisini, soru zamiridir.
- Seninki daha yeni. → Söylenmeyen varlığın adını -ki ilgi zamiri karşılar.
Dikkat: “Kendi” dönüşlülük zamiridir. “Bu işi ben kendim yaptım.” cümlesinde kendi, işi yapan kişinin vurgulanmasına yardım eder.
4. Zarflar veya belirteçler
Zarflar fiilleri, fiilimsileri, sıfatları veya başka zarfları çeşitli yönlerden etkiler. “Güzel konuştu.” cümlesinde güzel, konuşmanın nasıl yapıldığını belirten durum zarfıdır. “Çok güzel bir yazı” sözünde çok, güzel sıfatının derecesini bildirir.
- Durum zarfı: “Sessizce yürüdü.” cümlesinde yürüyüşün nasıl yapıldığını belirtir.
- Zaman zarfı: “Dün geldik.” cümlesinde gelme zamanını gösterir.
- Miktar zarfı: “Çok çalıştı.” cümlesinde çalışmanın miktarını, “daha hızlı koştu” sözünde başka zarfın derecesini belirtir.
- Yer-yön zarfı: “İçeri girdi.” cümlesinde içeri, ek almadan yön bildirir. “İçeriye girdi.” cümlesinde ise yönelme eki alan biçim, yer tamlayıcısı görevindeki isimdir.
- Soru zarfı: “Nasıl geldin?” cümlesinde nasıl, gelme işinin yapılışını sorar.
“Hızlı araba” ve “hızlı yürüdü” karşılaştırmasında hızlı sözcüğünün türü değişir. Birincide adı nitelediği için sıfat, ikincide eylemi etkilediği için zarftır. “Ne kadar, nasıl, ne zaman” gibi sorular yardımcıdır; asıl ölçüt sözcüğün cümledeki ilişkisidir.
4.1. Zarfın hangi sözcüğü etkilediğini görme
Açıklamalı örnekler
- Çok çalıştı. → Fiilin miktarını belirtir.
- Çok çalışkan öğrenci → Sıfatın derecesini belirtir.
- Çok hızlı koştu. → Hızlı zarfının derecesini belirtir.
- Sessizce yürüyen çocuk → Yürüyen fiilimsisinin nasıl gerçekleştiğini belirtir.
- Akşam buluşacağız. → Yüklemin zamanını gösterir.
- Akşamın serinliği hoşuma gitti. → Akşam burada isim tamlamasında ad görevindedir.
4.2. Yer ve yön sözcüklerinin görev değişimi
Açıklamalı örnekler
- İleri gitti. → Ek almadan fiili yön bakımından belirten zarf.
- İleriye gitti. → Yönelme eki almış isim; yer tamlayıcısı.
- İleri görüşlü biriydi. → Burada hareketin yönü anlatılmaz; söz grubunun anlamı birlikte değerlendirilir.
5. Sözcük türlerinin karşılaştırılması
| Örnek | İncelenen sözcük | Tür ve gerekçe |
|---|---|---|
| Çocuk koştu. | Çocuk | İsimdir; bir varlığı adlandırır. |
| Bu çocuk koştu. | Bu | Sıfattır; çocuk adını işaret ederek belirtir. |
| Bu çok hızlı. | Bu | Zamirdir; varlığın adı yerine kullanılır. |
| Çocuk hızlı koştu. | Hızlı | Zarftır; koşmanın nasıl yapıldığını belirtir. |
Kaynakça
Türk Dil Kurumu, Güncel Türkçe Sözlük ve Yazım Kılavuzu; Millî Eğitim Bakanlığı OGM Materyal, sözcük türleri öğretim materyalleri.