İçeriğe geç
Fiilimsiler (Eylemsiler)

Son güncelleme: 2026-11-01 17:17:19

Fiilimsi Türleri

Yazar hakkında

2021 yılında Akdeniz Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türkçe Öğretmenliği bölümünden mezun oldum. Mezuniyetimin ardından mesleğimi büyük bir tutkuyla icra etmeye devam ediyor; şu an Şanlıurfa'da Türkçe öğretmeni olarak görev yapmaktayım.

Profili görüntüle

Fiilimsi, fiil kök veya gövdesinden türediği hâlde cümlede isim, sıfat ya da zarf göreviyle kullanılan sözcüktür. Üç türü vardır: isim-fiil, sıfat-fiil ve zarf-fiil. “Okumak”, “okuyan” ve “okuyunca” aynı fiilden türemiş olsa da cümlede farklı görevler alır.

Bir bakışta

  • İsim-fiil: İşin adı; -ma, -ış, -mak. 
  • Sıfat-fiil: İsmin niteliği; gelen çocuk.
  • Zarf-fiil: Eylemin zamanı veya yapılışı; gelince aradı, gülerek konuştu.
  • Eke bakmak yetmez: Kalıcı isim, olumsuzluk eki ve çekimli fiille farkı cümlede belirle.

“Öğrenci okuyor.” cümlesinde okuyor, zaman ve kişi ilişkisiyle çekimlenmiş fiildir. “Okuyan öğrenci gülümsedi.” cümlesinde okuyan ise öğrenciyi niteleyen sıfat-fiildir. Fiilimsiyi belirlerken yalnız ekin görünüşü değil, sözcüğün görev ve anlamı da incelenir.

İsim fiil veya ad eylem

İsim-fiiller, eylemin adını bildirir. Fiillere -ma/-me, -mak/-mek, -ış/-iş/-uş/-üş ekleri getirilerek kurulur. “Kitap okumak yararlıdır.” cümlesinde okumak, okuma işinin adı olarak kullanılır.

·        “Yüzmek beni dinlendiriyor.” cümlesinde yüzmek, -mek ekiyle kurulmuş isim-fiildir.

·        “Onun konuşmasını dinledim.” cümlesinde konuşma, -ma ekiyle eylemi adlandırır; ardından iyelik ve belirtme ekleri gelir.

·        “Çocuğun gülüşü herkesi sevindirdi.” cümlesinde gülüş, -üş ekiyle eylemi adlaştırır.

İsim-fiiller, adlar gibi çekim eki alabilir. “Kitap okumayı seviyorum.” cümlesindeki okumayı, oku- + ma + y + ı biçiminde incelenir: -ma isim-fiil eki, -ı belirtme hâli eki, y yardımcı sestir. “Okumaya başladı.” cümlesinde ise isim-fiil yönelme hâli eki almıştır.

Açıklamalı örnekler

·        Her sabah yürümek beni dinlendirir. → Yürüme işinin adı; -mek.

·        Voleybol oynamayı seviyorum. → Oyna- + -ma + y + -ı; isim-fiil belirtme eki almıştır.

·        Bu konuyu anlatması uzun sürdü. → Anlat- + -ma + -sı; isim-fiil iyelik eki almıştır.

·        Onun bakışı çok şey anlatıyordu. → Bak- + -ış + -ı; bakma biçimi eylemle ilişkisini korur.

·        Çocuğun gülüşüne hepimiz sevindik. → Gül- + -üş + -ü + n + -e; isim-fiil iyelik ve yönelme eki alır.

·        Okumaya zaman ayırıyor. → Oku- + -ma + y + -a; eylemin adı yönelme eki almıştır.

Dikkat: “-ma, -ış, -mak” dizisi ekleri hatırlatır; ünlü uyumuna göre -me, -iş, -uş, -üş, -mek biçimleri de kullanılır. Ekten sonra başka çekim ekleri gelmesi fiilimsiliği ortadan kaldırmaz.

İsim fiil eki ile olumsuzluk eki

“Yüzme yararlıdır.” cümlesinde yüzme bir eylemin adıdır; -me isim-fiil ekidir. “Sakın yüzme!” cümlesinde ise yüzme, olumsuz emir kipinde çekimli fiildir; -me olumsuzluk ekidir. Sözcüğün aynı yazılması aynı görevde olduğu anlamına gelmez.

“Burada yüzmemek gerekir.” cümlesinde iki ayrı ek yan yanadır: yüz- köküne önce olumsuzluk eki -me, ardından isim-fiil eki -mek gelmiştir. Fiilimsiler de olumsuz anlam taşıyabilir; bu özellik onları çekimli fiile dönüştürmez.

Açıklamalı örnekler

·        Gülme sesi duyuldu. → Gülme işinin adı; isim-fiil.

·        Bana gülme. → Yapılmaması istenen iş; olumsuz emir.

·        Bu konuya gülmemek gerekir. → Gül- + olumsuzluk -me + isim-fiil -mek.

·        Konuşmamanı istiyorum. → Konuş- + olumsuzluk -ma + isim-fiil -ma + iyelik -n + belirtme -ı; aynı sesli iki ek farklı görev taşır.

Kalıplaşmış isimler

İsim-fiil eki gibi görünen bir ek taşıyan bazı sözcükler, eylem anlamından uzaklaşıp varlık adı olarak yerleşmiştir. “Dondurma eridi.” cümlesinde dondurma yiyecek adıdır; bu kullanımda isim-fiil sayılmaz. “Çakmağı masaya bıraktı.” cümlesinde çakmak da bir aracın adıdır.

“Buzu dondurma işlemi uzun sürdü.” sözünde dondurma eylem anlamını korur. Aynı sözcüğe her cümlede aynı sınıflandırma uygulanmaz; işin adı mı yoksa kalıcı bir varlık adı mı olduğu belirlenir.

Açıklamalı örnekler

·        Akşam sarma yedik. → Yiyecek adı; kalıcı isim.

·        Yaprakları sarma işi bitti. → Yapılan işin adı; isim-fiil.

·        Bir kazma satın aldı. → Araç adı; kalıcı isim.

·        Toprağı kazmak zaman aldı. → İşin adı; isim-fiil.

·        Danışma giriş katındaydı. → Birim/yer adı; kalıcı isim.

·        Bir uzmana danışma fikri hoşuna gitti. → Eylem anlamı korunur; isim-fiil.

Dikkat: “Ek fiilimsi ekine benziyor.” demek yeterli değildir. Bir nesne, yiyecek, araç veya yer adı olarak kalıcılaşmış kullanımda eylemin yapılması anlatılmıyorsa sözcük o cümlede fiilimsi sayılmaz.

Sıfat fiil veya ortaç

Sıfat-fiiller, fiilden türeyerek bir adı niteler. Sık kullanılan ekleri -an/-en, -ası/-esi, -maz/-mez, -ar/-er, -dık/-dik/-duk/-dük, -acak/-ecek, -mış/-miş/-muş/-müş biçimlerindedir. Ses uyumu veya ünsüz benzeşmesi nedeniyle eklerin başka görünümleri de bulunabilir.

“Gelen yolcular” sözünde gelen, yolcuları; “yazılacak yazı” sözünde yazılacak, yazıyı; “unutulmuş eşya” sözünde unutulmuş, eşyayı niteler. “Görünmez engel” örneğinde de fiilden türeyen sözcük, adın özelliğini belirtir.

“Yazdığı mektup” sözünde yazdığı, yaz- kökünden sıfat-fiil ekiyle oluşmuştur ve mektup adını niteler. Bu biçimdeki -ı, iyelik ilişkisi kurar. Bir sözcüğün iyelik veya hâl eki alması tek başına onun çekimli fiil olduğunu göstermez.

Sıfat fiil ekleri ve niteledikleri isimler

Açıklamalı örnekler

·        Koşan çocuk → -an; koşma özelliği çocuğa bağlanır.

·        Öpülesi eller → -esi; elleri niteleyen fiilimsi.

·        Tükenmez umut → -mez; tükenmeme özelliği.

·        Akar su → -ar; akma özelliği.

·        Tanıdık yüz → -dık; tanıma ilişkisi.

·        Görülecek yer → -ecek; görülmesi düşünülen yer.

·        Solmuş çiçek → -muş; solma durumu.

Dikkat: “-an, -ası, -mez, -ar, -dik, -ecek, -miş” sırası ekleri hatırlamak için kullanılabilir. Ancak “-dık” eki sert ünsüzden sonra “-tık” olabilir; “baktığım yer” gibi biçimlerde ekin son ünsüzü de değişebilir. Ezberlenen biçimle harf harfine eşleşme aranmaz.

Adlaşmış sıfat fiil

Sıfat-fiilin nitelediği ad söylenmezse sıfat-fiil onun yerini tutabilir. “Gelen yolcular içeri girdi.” yerine “Gelenler içeri girdi.” denildiğinde gelenler, gelen yolcuları karşılayan adlaşmış sıfat-fiildir.

Adlaşmış sıfat-fiil, ad görevinde kullanıldığı için çokluk ve hâl eki alabilir: “Gelenleri karşıladık.” cümlesinde gelenleri, karşılanan kişileri belirtir. “Gelen” sözcüğünün yalnız olması onun sıfat-fiil niteliğini yok etmez.

Açıklamalı örnekler

·        Çalışan öğrenciler → Çalışanlar; söylenmeyen isim öğrencilerdir.

·        Okuduğum kitapları düzenledim. → Okuduklarımı düzenledim; söylenmeyen nesneleri sıfat-fiil karşılar.

·        Gelecek kişilere haber verdim. → Geleceklere haber verdim; adın görevi sıfat-fiile geçmiştir.

Dikkat: Adlaşmış sıfat-fiil, isim-fiil değildir. Türü “-ma/-ış/-mak” ekiyle değil, sıfat-fiil ekini ve söylenmeyen adı korumasıyla açıklanır.

Sıfat fiil ile çekimli fiil arasındaki fark

“Gelecek öğrencileri bekliyoruz.” cümlesinde gelecek, öğrenciler adını niteleyen sıfat-fiildir. “Öğrenciler yarın gelecek.” cümlesinde ise gelecek, gelecek zamanın üçüncü tekil kişi biçimiyle kullanılan çekimli fiildir. Aynı -ecek görünümü görev bakımından farklılaşır.

“Gelmişti” çekimli fiildir; -miş kip eki ve ek fiilin geçmiş zaman biçimi birlikte kullanılmıştır. “Gelmiş öğrenciler” sözünde gelmiş, bir adı niteleyen sıfat-fiil olarak kullanılabilir. Karar, yalnız zaman çağrışımına göre verilmez.

Açıklamalı örnekler

·        Yazacak öğrenci arıyoruz. → Öğrenciyi niteler; sıfat-fiil.

·        Öğrenci yarın yazacak. → Cümlenin çekimli yüklemi; gelecek zaman.

·        Okumuş insanlarla konuştu. → İnsanları niteler; sıfat-fiil.

·        Bu kitabı daha önce okumuş. → Yargıyı tamamlayan çekimli fiil.

Dikkat: Fiilimsiler ek fiil alıp yüklem olabilir: “Amacım okumaktır.” cümlesinde isim-fiil, ek fiille yüklem görevindedir. Bu yüzden “Yüklem olan hiçbir sözcük fiilimsi değildir.” genellemesi doğru olmaz.

Zarf fiil bağ fiil veya ulaç

Zarf-fiiller başka bir eylemi zaman, durum veya koşul gibi yönlerden tamamlar. “Gülerek konuştu.” cümlesinde gülerek, konuşmanın nasıl yapıldığını; “Eve gelince aradı.” cümlesinde gelince, aramanın ne zaman gerçekleştiğini belirtir.

Yaygın zarf-fiil ek ve biçimleri -ıp/-ip/-up/-üp, -arak/-erek, -ınca/-ince/-unca/-ünce, -ken, -madan/-meden, -maktansa/-mektense, -dıkça/-dikçe, -alı/-eli, -maksızın/-meksizin ve -r ... -maz/-mez yapılarıdır. “Görür görmez” gibi bazı zarf-fiil yapıları iki sözcükle kurulur.

·        “Kitabı bitirip uyudu.” cümlesinde bitirip, eylemler arasında ardışıklık bağlantısı kurar.

·        “Gülerek anlattı.” cümlesinde gülerek, anlatmanın nasıl yapıldığını gösterir.

·        “Çalıştıkça ilerliyor.” cümlesinde çalıştıkça, çalışmayla birlikte gelişen durumu anlatır.

·        “Görür görmez tanıdı.” cümlesinde görür görmez, tanımanın görmenin hemen ardından gerçekleştiğini bildirir.

·        “Düşünmeden konuştu.” cümlesinde düşünmeden, düşünme işi yapılmaksızın konuşulduğunu belirtir.

Aynı ek her cümlede tek bir anlamı vermeyebilir. “Eve gelince ara.” ifadesinde gelince zamanla birlikte koşul ilişkisi de kurabilir. “Çalışmadan başaramazsın.” sözünde çalışmadan, başarının hangi koşula bağlı olduğunu gösterir. Ekin cümleye katkısı bütünden anlaşılır.

Zarf fiillerin cümleye kattığı anlamlar

Açıklamalı örnekler

·        Kapıyı açıp içeri girdi. → -ıp; eylemler arasında bağlantı ve sıra.

·        Gülerek cevap verdi. → -erek; yapılış biçimi.

·        Zil çalınca sınıfa girdik. → -ınca; zaman.

·        Yolda yürürken onu gördüm. → -ken; aynı zaman aralığı.

·        Durmadan konuştu. → -madan; durma olmaksızın yapılan iş.

·        Seni göreli iki ay oldu. → -eli; başlangıç zamanı.

·        Koşa koşa geldi. → Tekrarlı -a yapısı; geliş biçimi.

·        Doyasıya eğlendik. → -asıya; eylemin derecesi.

·        Çocukçasına sevindi. → Çocuk isim köküdür; yalnız son bölüm benziyor diye fiilimsi denmez.

·        Uçarcasına koştu. → Uç- fiilinden kurulan yapı, koşmanın nasıl olduğunu belirtir.

Dikkat: “Görür görmez” yapısındaki iki sözcük birlikte tek zarf-fiil grubu kurar. “Gelir gelmez”, “biter bitmez” gibi yapılar, temel eylemin hemen öncesini belirtir. Zarf-fiile benzeyen her sözcükte önce fiil kökü aranır.

Bir cümlede farklı fiilimsi türleri

“Kitap okumayı seven çocuk, eve gelir gelmez okumaya başladı.” cümlesinde dört fiilimsi kullanımı vardır. Okumayı isim-fiildir; sevilen işin adıdır. Seven sıfat-fiildir; çocuk adını niteler. Gelir gelmez zarf-fiil yapısıdır; başlamanın ne zaman gerçekleştiğini belirtir. Okumaya da yönelme eki almış isim-fiildir.

Cümlenin çekimli yüklemi başladı sözcüğüdür. Fiilimsiler bu yüklemin çevresinde farklı görevler üstlenir. Fiil kökünü bulmak, fiilimsi ekini görmek ve cümledeki görevi açıklamak birlikte yapıldığında benzer ekler daha kolay ayrılır.

Fiilimsi türlerinin karşılaştırılması

Örnek

Tür

Gerekçe

Kitap okumak yararlıdır.

İsim-fiil

Okumak, eylemin adı olarak kullanılır.

Okuyan çocuk gülümsedi.

Sıfat-fiil

Okuyan, çocuk adını niteler.

Kitabı okuyunca anladım.

Zarf-fiil

Okuyunca, anlamanın zamanını belirtir.

Öğrenci okuyor.

Çekimli fiil

Okuyor, şimdiki zamanla çekimlenmiş yüklemdir.

Dondurma aldım.

Kalıplaşmış isim

Dondurma, yiyecek adıdır; bu kullanımda fiilimsi değildir.

 

Kaynakça

Millî Eğitim Bakanlığı OGM Materyal, TYT Türkçe konu özetleri: Fiilimsiler bölümü; Türk Dil Kurumu, Güncel Türkçe Sözlük.

Bu konuyla çalışmaya devam et

Konu merkezine git →