Anlatım Biçimleri ve Düşünceyi Geliştirme Yolları
Hata bildir

Bu notta neler var?
Anlatım biçimi, yazarın bir konuyu hangi temel yolla aktardığını gösterir. Düşünceyi geliştirme yolu ise anlatılanları açıklamak, somutlaştırmak veya desteklemek için kullanılan yöntemdir. Aynı paragrafta bir anlatım biçimi baskınken birkaç düşünceyi geliştirme yolu birlikte kullanılabilir.
Bir bakışta
- Öyküleme: Olay akışı. Betimleme: Varlıkların özellikleri.
- Açıklama: Bilgi verme. Tartışma: Bir görüşü savunma veya sorgulama.
- Tanım, örnek, karşılaştırma, tanık, sayı ve benzetme düşünceyi geliştirme yollarıdır.
1. Öyküleyici anlatım
Öyküleme, bir olayın zaman içinde gerçekleşmesini anlatır. Kişi, yer ve zaman gibi unsurlar olayın akışına katılır. “Zil çaldı. Ece kitabını kapatıp bahçeye çıktı. Kapıda bekleyen arkadaşına seslendi.” bölümünde art arda yapılan işler bulunduğu için öyküleme vardır.
Açıklamalı örnekler
- Kapıyı açtı, masadaki zarfı aldı ve pencerenin yanına oturdu. → Zaman içinde birbirini izleyen eylemler anlatılır.
Dikkat: Öykülemede mutlaka geçmiş zaman kullanılması gerekmez. “Kapıyı açar, zarfı alır ve okumaya başlar.” sözünde de olay akışı vardır.
2. Betimleyici anlatım
Betimleme, bir varlığın veya yerin özelliklerini okuyucunun zihninde canlandırır. “Bahçenin ortasında geniş gövdeli bir çınar vardı. Tahta bankların boyası yer yer dökülmüştü. Yaprakların arasından serin bir rüzgâr geçiyordu.” bölümünde görünüm ve duyularla algılanan özellikler öne çıkar.
Betimleme yalnız görmeyle sınırlı değildir; ses, koku veya dokunmayla algılanan özellikler de kullanılabilir. Öyküleme ile betimleme aynı metinde bulunabilir. Çocukların bahçeye koşması olay akışını, bahçenin nasıl göründüğünün anlatılması betimlemeyi oluşturur.
Açıklamalı örnekler
- Dar koridorun sonunda soluk yeşil bir kapı vardı. İçeriden taze ekmek kokusu geliyordu. → Görme ve koklama duyularıyla bir ortam canlandırılır.
Dikkat: Betimleme “hiç fiil bulunmaz” demek değildir. “Duvarı sarmaşıklar kaplıyordu.” cümlesinde fiil olsa da esas amaç görünümü anlatmaktır.
3. Açıklayıcı anlatım
Açıklamada amaç, bir konu hakkında bilgi vermek ve konuyu anlaşılır kılmaktır. “Kütüphanelerde kaynaklar belirli bir düzene göre sınıflandırılır. Bu düzen, okuyucunun aradığı kitaba ulaşmasını kolaylaştırır.” bölümünde bilgi verme amacı baskındır. Tanım, örnek veya karşılaştırma açıklamayı destekleyebilir.
Açıklamalı örnekler
- Sözlükte bir sözcüğün farklı anlamları ayrı maddeler hâlinde sıralanabilir. Kullanım örnekleri, bu anlamların cümlede nasıl ortaya çıktığını gösterir. → Bilgi verme ve kavramı anlaşılır kılma amacı vardır.
4. Tartışmacı anlatım
Tartışmada yazar bir görüşü savunur; farklı bir görüşü gerekçelerle sorgulayabilir. “Kitapların yalnız sınav için okunması gerektiğini düşünmüyorum. Okumak, başka hayatları tanımamızı ve farklı düşünceleri değerlendirmemizi de sağlar.” bölümünde bir görüşe karşı başka bir düşünce savunulur.
Tartışmacı anlatım, mutlaka karşılıklı konuşma veya öfkeli sözler içermez. Açıklayıcı anlatımdan farkı, yalnız bilgi vermekten çok okuyucuyu bir görüşe yöneltmesidir. Baskın amaç, paragrafın bütününden belirlenir.
Açıklamalı örnekler
- Bir metnin uzun olması onu kendiliğinden değerli yapmaz. Gereksiz tekrarlarla uzatılmış bir yazı, kısa ama iyi açıklanmış bir yazıdan daha az yararlı olabilir. → Uzunluk ile değer arasındaki varsayılan ilişki sorgulanır ve karşı görüş savunulur.
5. Tanımlama ve örneklendirme
Tanımlama bir kavramın ne olduğunu açıklar: “Geri dönüşüm, atıkların yeniden değerlendirilebilir maddelere dönüştürülmesidir.” Örneklendirme ise genel düşünceyi belirli örneklerle anlaşılır kılar: “Kâğıt, cam ve metal atıklar geri dönüşümde değerlendirilebilir.” İlk cümle kavramı açıklar; ikinci cümle örnek verir.
Bir paragraf açıklayıcı biçimde yazılmışken içinde hem tanımlama hem örneklendirme bulunabilir. Bu nedenle açıklama ile tanımlama aynı düzeyde iki seçenek gibi düşünülmemelidir: biri anlatımın genel amacı, diğeri düşünceyi geliştirme yoludur.
6. Karşılaştırma ve benzetme
Karşılaştırma, iki veya daha fazla varlığın ortak ve farklı özelliklerini inceler. “Bu öyküdeki olay sayısı, romandakinden daha azdır.” sözünde olay sayısı ortak ölçüttür. Benzetmede ise bir varlık, benzer yönü nedeniyle başka bir varlıkla ilişkilendirilir: “Çocuk, arı gibi çalışkandı.”
Her iki yöntemde de iki unsur bulunabilir; ancak sorulan ilişki farklıdır. Karşılaştırma azlık, çokluk, benzerlik veya farklılık gösterir. Benzetme ise bir niteliği, başka bir varlığın belirgin özelliği üzerinden görünür kılar.
7. Tanık gösterme
Tanık gösterme, bir düşünceyi desteklemek için ilgili konuda yetkin veya tanınan bir kişinin görüşüne başvurmaktır. Yalnız kişinin adını söylemek yeterli değildir. “Yazar bu konuyu bir romanında işledi.” cümlesi, kişinin bir görüşünü kanıt olarak sunmadığından tek başına tanık gösterme sayılmaz.
Tanık gösterirken sözün kaynağı ve söyleyeni doğrulanmalıdır. Alıntı, onu söyleyen kişinin adından dolayı tek başına tartışılmaz gerçek kabul edilmez; ileri sürülen düşünceyle ilgisi de açıklanır. Kaynağı doğrulanmayan sözler gerçek kişilere aitmiş gibi aktarılmaz.
7.1. Görüşe başvurma ile yalnız ad anma arasındaki fark
“Barışın hem ülke içinde hem ülkeler arasında korunması gerekir. Atatürk’ün ‘Yurtta barış, cihanda barış.’ sözü de barışı bu iki yönüyle ele alır.” anlatımında belirli bir kişinin sözü, savunulan düşünceyle ilişkilendirildiği için tanık gösterme vardır. Bu söz Atatürk Araştırma Merkezinin Barışçılık açıklamasında yer alır.
“Metinde Atatürk’ün yaşamı anlatılıyor.” cümlesinde ise bir kişi konu edilmiştir; onun bir görüşü savı desteklemek için kullanılmamıştır. Yalnız kişinin adı geçtiği için tanık gösterme denmez.
8. Sayısal verilerden yararlanma
Sayısal veri, bir düşünceyi sayı, oran veya ölçüyle destekler. Öğretim için oluşturulan şu örnekte “Bir sınıf kitaplığında 40 kitap vardı; bağışlarla sayı 60'a çıktı.” denildiğinde artış 20 kitaptır. Bu sayılar gerçek bir araştırma sonucu olarak değil, hesaplamayı göstermek için verilmiştir.
Yalnız bir yıl veya sıra numarasının geçmesi, sayısal kanıt kullanıldığı anlamına gelmez. Verinin neyi saydığı, hangi dönemi ve grubu kapsadığı açıklanmalıdır. “Başarı yüzde 20 arttı.” sözünde başlangıç değeri, ölçüm biçimi ve kapsam bilinmeden sağlam bir sonuca varılamaz.
Açıklamalı örnekler
- Öğretim örneği: “Kitaplıktaki 80 kitabın 20’si şiir kitabıdır; şiir kitapları toplamın %25’ini oluşturur.” → Sayı, bütündeki payı somutlaştırır.
- “Öykü 2020 yılında geçiyor.” → Yıl, olayın zamanıdır; tek başına bir görüşü sayısal veriyle destekleme sayılmaz.
9. Birlikte kullanılan yöntemler
“Kütüphane, kaynakların düzenli biçimde erişime sunulduğu yerdir. Okul kütüphanemizde sözlük ve atlas gibi farklı kaynaklar bulunur.” örneğinde anlatım açıklayıcıdır; ilk cümlede tanım, ikincide örneklendirme vardır. Soruda anlatım biçimi mi yoksa geliştirme yolu mu istendiği belirlenerek cevap verilir.
Anlatım biçimi ile geliştirme yolunu ayırma
| Örnek | Tür veya özellik | Açıklama |
|---|---|---|
| Çocuk kapıyı açtı ve içeri girdi. | Öyküleme | Olaylar zaman akışıyla ilerler. |
| Bahçede yaşlı bir çınar ve boyası dökülmüş banklar vardı. | Betimleme | Bir yerin özellikleri zihinde canlandırılır. |
| Okumak, yazılı bir metni anlamlandırma işidir. | Tanımlama | Kavramın ne olduğu açıklanır. |
| Çocuk arı gibi çalışkandı. | Benzetme | Çalışkanlık, başka bir varlığın özelliğiyle anlatılır. |
| Örnek kitaplıktaki sayı 40’tan 60’a çıktı. | Sayısal veri | Öğretim için verilen veride artış 20 kitaptır. |
9.1. Anlatım biçimini bütün metinden belirleme
“Eski evin duvarlarını sarmaşıklar kaplamıştı. Pencereden içeri serin bir rüzgâr giriyordu. Ece kapıyı açtı, tozlu sandığı sürükledi ve içindeki defteri çıkardı.”
İlk iki cümle betimleme, son cümle öyküleme içerir. Bir metnin iki anlatım biçiminden yararlanması mümkündür. “Baskın anlatım” istenirse metnin ağırlık verdiği amaç ve devamındaki bütünlük değerlendirilir; yalnız bir fiil ya da sıfat sayılarak karar verilmez.